Rehber · Yatırım temelleriAna rehber
Girişim yatırımı nasıl işler: taraflar, aşamalar ve araçlar
Bir girişimin dışarıdan para almasının yapısını anlatıyoruz: kimler var, hangi araç ve belgelerle çalışılıyor, karşılığında ne veriliyor ve pay verince ortaklık tablosunda ne değişiyor.
Türker KaraoğluYayın:
Girişim yatırımı, dışarıdan bakınca tek bir olay gibi görünür: bir girişim para bulur, haber olur, yola devam eder. İçeriden bakınca ise bir yapıdır — belirli taraflar, belirli araçlar ve belirli bir sırayla işleyen bir süreç. Bu rehberde o yapıyı baştan sona anlatıyoruz: kimler var, ne arıyorlar, para hangi araçlarla el değiştiriyor ve karşılığında ne veriliyor. Amacımız yatırım almanın taktiklerini öğretmek değil; masaya oturduğunuzda karşınızdaki kavramların ne anlama geldiğini, hangi belgenin neyi bağladığını ve verdiğiniz payın zaman içinde nasıl davranacağını görünür kılmak.
Önce bir çerçeve: dışarıdan para almanın karşılığı ya gelecekte geri ödeme taahhüdüdür (borç), ya şirketten paydır (ortaklık), ya da hiçbiridir (hibe ve benzeri destekler). Girişim dünyasının kendine özgü araçları — SAFE, dönüştürülebilir borç sözleşmesi, şirkete değer biçilerek yapılan yatırım turu — büyük ölçüde ikinci yolun, yani ortaklığın çeşitlemeleridir. Bu yüzden rehberin sonunda hep aynı yere döneceğiz: pay verdiğinizde tam olarak ne verdiğinizi gösteren tabloya.
Taraflar: kim, ne arıyor, ne veriyor
Masanın bir yanında kurucu vardır; zamanını, birikimini ve çoğu zaman kariyer riskini koyar. Diğer yanda, aynı adla anılan ama birbirinden çok farklı davranan sermaye sahipleri oturur.
Melek yatırımcı, kendi birikimini riske atan kişidir. Başkasının parasını yönetmediği için yalnızca kendine hesap verir; bu ona, ortada henüz yalnızca ekip ve fikir varken karar verebilme esnekliği kazandırır. Deneyimli meleklerin katkısı çoğu zaman paradan büyüktür: sektör bilgisi, müşteri tanışıklığı, ilk kez yaşanan sorunları daha önce görmüş olmanın soğukkanlılığı. Melekler tek başına çalışabildiği gibi, başvuruları birlikte değerlendirip ortak yatırım yapmak için melek ağı çatısı altında da örgütlenir.
Girişim sermayesi fonu ise başkalarının parasını yöneten profesyonel yapıdır. Fonun kendi yatırımcılarına verdiği taahhütler vardır: sınırlı bir süre, bir yatırım dönemi, bir getiri beklentisi. Bu taahhütler fonun davranışını belirler — hangi evrede girebileceğini, ne kadar bekleyebileceğini, çıkışı ne zaman arayacağını. Türkiye'de bu yapının düzenlenmiş biçimlerinden biri, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemesine tabi olan GSYF, yani Girişim Sermayesi Yatırım Fonu'dur.
Bu ikisinin çevresinde destekleyici bir katman durur. Hızlandırıcı programları, erken aşama ekipleri belirli süreli ve yoğun bir programdan geçirir; bazıları karşılığında küçük bir pay alır. Kuluçka merkezleri, henüz şirketleşme aşamasındaki ekiplere çalışma alanı ve danışmanlık sağlar. Kamu destek kurumları; hibe, teşvik ve geri ödemeli destek programları yürütür — bazı kamu kaynaklı araçlar pay karşılığı yatırım da yapar; finansmanın niteliği, ilgili programın kendi koşullarından anlaşılır. Kitle fonlaması platformları ise kalabalığı masaya getirir: çok sayıda kişiden görece küçük katkılar toplanmasına aracılık eder.
Her tarafın aradığı şey farklıdır ve bu farkı bilmek, kiminle neyi konuşacağınızı belirler. Melek erken girip erken katkı vermek ister; fonun beklentisi stratejisine göre değişir — çoğu fon tekrarlanabilir bir modelin kanıtını arar; hibe programı, kendi çağrı metnindeki amaca uygunluk ister; kitle fonlaması kampanyası, hikâyenin kalabalığa anlatılabilir olmasını ister.
Aynı çeşitlilik verdiklerinde de vardır. Meleğin verdiği şey çoğu zaman erişimdir: doğru kişiye açılan kapı, ilk müşteriye kurulan köprü. Fonun verdiği şey ölçek ve disiplindir: daha yüksek tutarlı yatırımlar, sonraki turlarda ağırlık, düzenli raporlamayla gelen kurumsal ritim. Hızlandırıcı; belirli süreli bir program boyunca eğitim, mentorluk ve yatırımcı erişimi sağlar, program bittikten sonra da mezunlar topluluğu kalır. Kamu programlarının verdiği şey ise programına göre değişir — hibe gibi pay istemeyen kaynaktan, geri ödemeli desteğe ve pay karşılığı yatırıma kadar — ve hepsi kendi bürokrasisi ve takvimiyle birlikte gelir. Kiminle çalışılacağı sorusu bu yüzden yalnızca kimin para verdiği sorusu değildir; hangi eksiğin kapanacağı sorusudur.
Aşamalar: sabit eşik yok, olgunluk var
Girişim finansmanı aşamalarla anlatılır: fikir, ön tohum, tohum, Seri A ve sonrası. Bu adlandırmanın en önemli özelliği, resmî bir sınıflandırma olmamasıdır. Tur adları piyasa alışkanlığıdır; sabit eşikleri yoktur ve bir girişimin tohum dediği tura başka biri köprü ya da ön tohum diyebilir. Adlara takılmak yerine her aşamanın yanıtladığı soruya bakmak daha sağlıklıdır.
Ön tohum turu "bu iş var mı" sorusunu finanse eder. Ortada çoğu zaman bitmiş ürün yoktur; yatırım, ekibe ve çözülen sorunun gerçekliğine yapılır. Tohum turu "bu iş büyür mü" sorusuna geçer: ürün pazardadır, ilk müşteriler gelmiştir, hedef tekrarlanabilir bir model kurmaktır. Seri A turu ise kanıt ister — çalışan bir modelin, para eklendiğinde büyüyeceğine dair işaretler. Sonraki turlar aynı mantığın ölçek büyütmüş hâlleridir.
Aşamalar yalnızca parayı değil, ilişkinin niteliğini de değiştirir. Erken aşamada süreçler kısa, belgeler yalındır; ilerledikçe durum tespiti (due diligence) derinleşir, sözleşmeler ayrıntılanır, yönetişim beklentisi artar. Kurucunun günlük hayatında bunun karşılığı şudur: her tur, şirkete yeni bir hesap verme düzeni ekler.
Aşamaların arasındaki boşluk da yapının parçasıdır. Bir tur, bir sonrakine kadar yetecek nakdi ve o turda anlatılacak kanıtı üretmek için alınır; kasadaki paranın mevcut harcama düzeniyle ne kadar süre yeteceği — nakit ömrü (runway) — bu yüzden turlar arası dönemin ana göstergesidir. Bir yatırım turunu tamamlamak aylar sürebilir ve pazarlık gücü, masaya nakdi bitmek üzere olan tarafın aleyhine döner. Sonraki turun yatırımcısı, aradaki dönemde üretilmiş kanıtı görmek ister; kanıt üretilememişse ad ne olursa olsun sonraki turu kapatmak ciddi biçimde zorlaşır.
Araçlar: paranın geliş biçimleri
Aynı para çok farklı hukuki biçimlerle gelebilir ve o biçim, ilişkinin bütün geleceğini belirler. Burada yan yana andıklarımız aynı düzlemde de değildir: SAFE bir sözleşmedir, şirkete değer biçilerek yapılan yatırım turu bir dizi şirket işlemidir, kitle fonlaması bir fon toplama yöntemidir. Ortak noktaları, paranın hangi koşulla geldiğini ve karşılığında ne verildiğini belirlemeleridir.
Hibede girişimden ortaklık payı istenmez ve para geri ödenmez. Bu, koşulsuz olduğu anlamına gelmez: kamu kurumları ve fon sağlayıcılar desteği belirli amaçlara — araştırma, teknoloji geliştirme, istihdam — yönelik projelere verir; para onaylı bütçeye harcanır, belgelenir ve raporlanır. Birçok programda maliyetin bir bölümünü başvuru sahibinin karşılaması (eş finansman) da beklenir.
SAFE ve dönüştürülebilir borç sözleşmesi fiyatlamayı sonraya bırakır. Erken aşamada şirketin değerini sağlıklı biçimde konuşmak zordur; bu sözleşmeler bugün fiyat tartışmak yerine, değerlemenin ve yatırımcıya verilecek payın belirleneceği gelecekteki yatırım turunda uygulanacak dönüşüm koşullarını yazar. İkisinin farkı paranın ara dönemdeki niteliğidir: dönüştürülebilir borçta para hukuken borçtur — vadesi vardır, çoğu durumda faiz işler — standart SAFE modeli ise faiz ve vade içeren bir borç aracı olarak tasarlanmamıştır; yatırımcının elindeki şey, koşulları gerçekleşirse pay edinimine yönelik bir haktır. Türkiye'de SAFE adıyla kurulan bir sözleşmenin hukuki niteliği ise adından değil, hükümlerinden ve uygulanacak hukuktan anlaşılır. İki araçta da kritik nokta aynıdır: dönüşüm imzayla kendiliğinden gerçekleşmez. Türkiye'de hakkın gerçek paya dönüşmesi, sermaye artırımı veya pay devri gibi şirketler hukuku işlemlerinin yapılmasını gerektirir.
Şirkete değer biçilerek yapılan yatırım turunda taraflar değerleme üzerinde uzlaşır ve yatırımcı, sermaye artırımı gibi şirket işlemleriyle o değer üzerinden pay alır. Girişim yatırımlarında bu paylara çoğu zaman esas sözleşmeyle belirli üstünlükler tanınır — Türk hukukundaki adıyla imtiyazlı pay. Hangi hakların payın kendisine, hangilerinin ortaklar arasındaki sözleşmelere yazılacağı, turun en teknik ve en önemli tasarım sorularındandır.
Kitle fonlaması, kalabalıktan toplama kabıdır ve tek tip değildir: ödül ve bağış temelli kampanyalar esasen ön satış veya bağış ilişkisi kurarken, paya ve borçlanmaya dayalı modeller birer yatırım ilişkisidir ve Türkiye'de sermaye piyasası mevzuatında düzenlenmiştir — faaliyet, yalnızca Kurul'un ilgili faaliyet için listeye aldığı platformlar üzerinden yürütülebilir. Ödül ve bağış modellerinin bu düzenlemenin dışında kalması, başka mevzuattan muaf oldukları anlamına gelmez.
Araçlar birbirini dışlamaz ve zorunlu bir sıraya bağlı değildir. Erken dönemde hibe ile SAFE yan yana durabilir: biri ürünün riskli geliştirme evresini pay vermeden finanse eder, diğeri değerleme tartışmasını erteleyerek süreci kısaltır. Şirkete değer biçilen yatırım turu çoğu kurguda model olgunlaştığında gündeme gelir; erken aşamada da yapılabilir ve o güne kadar imzalanmış dönüştürülebilir sözleşmelerin dönüşüm hesabı bu turda görülür. Her aracın belgesi de kendi sorusunu sorar: hibede proje bütçesi ve raporlama, dönüştürülebilir sözleşmelerde tavan ve iskonto, yatırım turunda payın nitelikleri ve yönetişim.
Süreç: tanışmadan kapanışa
Yatırım süreci, dışarıdan tek bir "evet" gibi görünen kararın belgelere bölünmüş hâlidir.
İlk uzlaşma yatırım şartları belgesinde — girişim çevrelerindeki adıyla term sheet — yazılı hâle gelir: öngörülen değerleme, payın nitelikleri, yönetim hakları, münhasırlık. Bu belgeyle ilgili en yaygın yanılgı, imzanın parayı garantilediğidir. Kural olarak garantilemez; ama münhasırlık ve gizlilik gibi hükümler çoğu belgede açıkça bağlayıcıdır. Vurgulamaya değer ilke şudur: bağlayıcılık belgenin adından değil, içeriğinden doğar. "Niyet mektubu" başlıklı bir belge bağlayıcı hükümler taşıyabilir; "bağlayıcı değildir" yazan bir belgenin bazı maddeleri pekâlâ bağlayıcı olabilir.
Ayrıntılı durum tespiti çoğu süreçte bu aşamada yoğunlaşır — inceleme daha erken başlamış da olabilir: yatırımcı, o ana kadar anlatılanları belgeyle karşılaştırır. Mali kayıtlar, sözleşmeler, fikri mülkiyet, ekip yapısı ve ortaklık kayıtları incelenir. Tespit edilen sorunların çoğu yatırımı öldürmez; kapanış şartına bağlanır ya da sözleşmeye işlenir. Asıl güven kıran şey, sorunun kendisi değil saklanmış olmasıdır.
İnceleme temiz çıkarsa sıra sözleşmelere gelir. Ortakların birbirine karşı hak ve yükümlülükleri — yönetim, pay devri kısıtları, bilgi hakları, kurucu taahhütleri — pay sahipleri sözleşmesinde toplanır; payın kendisine bağlanacak üstünlükler esas sözleşmeye yazılır. Hangi hükmün nereye yazılacağı biçimsel bir ayrıntı değildir: iki belgenin hukuki niteliği farklıdır ve aynı cümle, durduğu yere göre farklı güç taşır. Kapanış, kararlaştırılan işlemlerin — sermaye artırımı, pay devri, tescil — fiilen tamamlandığı andır; para çoğu kurguda ancak bu adımlarla birlikte el değiştirir. Bu noktada bir ayrım önemlidir: sermaye artırımıyla gelen yatırım şirkete girer; mevcut bir ortağın payının satın alınmasında ise bedeli, payını satan ortak alır — bu işlem tek başına şirkete yeni nakit sağlamaz. Bir tur ikisini birlikte içerebilir.
Kapanış bir bitiş değil, ilişkinin asıl başlangıcıdır. Yatırımcı artık ortaktır: kararlaştırılan yönetişim hakları ve gerekli şirket organı kararları çerçevesinde kendisi ya da temsilcisi yönetim kurulunda yer alabilir; düzenli mali raporlama bekler ve önemli kararlarda görüşü — bazen onayı — aranır. Bu rehber ağırlıklı olarak anonim şirket düzenini anlatır; limited şirketin yönetim yapısı farklıdır. Bu ilişkinin sağlığı büyük ölçüde bilgi akışına bağlıdır: kötü haberi erken paylaşan kurucu, seçenekler henüz açıkken konuşma imkânı bulur; sürpriz ise güveni en hızlı eriten şeydir. Sürecin bütününe geriden bakınca görülen desen şudur — her adım, bir sonrakinin riskini azaltmak için vardır: belge pazarlığı incelemeyi, inceleme sözleşmeleri, sözleşmeler kapanışı, kapanış da yıllar sürecek bir ortaklığı hazırlar.
Sonuç: pay verince ne verdiniz?
Turun kapanmasıyla görünür olan şey, ortaklık tablosudur (cap table): kimin, ne tür payı, hangi oranda tuttuğu. İyi tutulan bir tablo yalnızca bugünü değil, taahhüt edilmiş geleceği de gösterir — henüz dönüşmemiş SAFE ve dönüştürülebilir sözleşmeler, çalışan pay havuzu, kullanılmamış opsiyonlar. Ciddi her pazarlık, bütün bu hakların paya çevrildiği varsayılan "tam seyrelmiş" tablo üzerinden yapılır.
Yeni pay çıkarıldığında, mevcut bir ortak yeni paylardan oranını koruyacak ölçüde edinmezse sahiplik oranı azalabilir; buna pay seyrelmesi denir. Türk hukukunda mevcut ortakların yeni paylardan öncelikle edinme hakkı (rüçhan hakkı) kural olarak tanınır; hakkın kullanımı da sınırlanması da kendi kurallarına tabidir. Seyrelme kendi başına kayıp değildir — küçülen oran, büyüyen bir bütünün parçasıysa ortağın serveti artmıştır. Sorun, oranı küçülten kararın bütünü yeterince büyütmediği durumlarda başlar. Bu yüzden sağlıklı finansman planı tek turun değil, çıkışa kadarki bütün yolun seyrelme toplamına bakar. Değerleme de bu hesabın öteki yüzüdür: aynı tutar, düşük değerlemede büyük pay, yüksek değerlemede küçük pay demektir. Erken aşamada değerleme bir ölçümden çok bir pazarlıktır ve rakam tek başına dolaşmaz — tur koşullarıyla birlikte anlam kazanır. Yüksek görünen bir değerleme, sert önceliklerle ve geniş vetolarla birlikte geldiyse, kâğıt üzerindeki kazanım koşulların içinde geri alınmış olabilir; bir turu değerlendirmenin sağlıklı yolu değerlemeyi ve koşulları tek paket olarak okumaktır.
Payın türü de sonucu değiştirir. Yatırım belgelerinde kurulan tasfiye önceliği gibi mekanizmalar, satış veya tasfiye bedelinin dağıtımında yatırımcının konumunu güçlendirmeyi amaçlar; zayıf bir çıkışta bu mekanizmalar, tablodaki oranların çağrıştırdığından çok farklı bir dağılım üretebilir. "Şirket satılırsa önce yatırımcı parasını alır" cümlesi otomatik bir kural değildir — sonuç, işlemin türüne ve belgelerde kurulmuş mekanizmalara bağlıdır. Kurucu ve çalışan paylarının zamana bağlı kazanılmasını düzenleyen hak ediş takvimi (vesting) için de sonucu sözleşme belirler: erken ayrılığın sonuçları, önceden kurulmuş hükümlere göre işler.
Türkiye katmanı
Buraya kadar anlattığımız yapı, uluslararası girişim yatırımı pratiğinde yaygın bir çerçevedir; Türkiye'de bunun üzerine, bu işlemlere uygulanan kurallar ve teşvikler gelir.
Melek yatırım tarafında mevzuat, Bireysel Katılım Yatırımcısı (BKY) lisansını ve akredite BKY ağlarını tanımlar. Lisans, yatırım yapmanın genel şartı değildir; mevzuatta öngörülen vergi desteğinden yararlanmanın şartlarından biridir. Fon tarafında GSYF, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemesine tabi bir yapıdır: kimin kurabileceği, paylarını kimlere satabileceği ve neye yatırım yapabileceği kurallara bağlanmıştır. Paya ve borçlanmaya dayalı kitle fonlaması da aynı kurulun düzenleme alanındadır.
Kamu destekleri ayrı bir başlıktır ve tek biçimli değildir: hibe, geri ödemeli destek, teşvik ve kamu kaynaklı pay karşılığı yatırım gibi farklı biçimler alabilir; finansmanın niteliği ilgili programın koşullarından anlaşılır. Araştırma-geliştirme destekleri, küçük işletme programları ve uluslararası fon çağrıları bu alanın başlıca kaynaklarındandır. Programların koşulları ve takvimleri değiştiği için bu rehberde oranlara ve tutarlara girmiyoruz; kalıcı olan ilke, desteğin projeye ve kurallara bağlı olduğu, serbest para olmadığıdır. Mekân ve statü temelli araçlar da bu alanın parçasıdır: teknoloji geliştirme bölgeleri ve Ar-Ge merkezi statüsü, belirli faaliyetlere mevzuatta tanımlı avantajlar bağlar — ayrıntıları sözlükteki ilgili maddelerde anlatıyoruz.
Bu kuralların ortak özelliği, birincil kaynaklarda yazılı olmalarıdır. GSYF'nin çerçevesini Sermaye Piyasası Kurulu'nun tebliğleri, bireysel katılım sisteminin çerçevesini Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın düzenleme ve rehberleri, kitle fonlamasının çerçevesini ilgili tebliğ çizer; bu rehberin sonundaki kaynak listesi doğrudan o metinlere gider. Mevzuata dayanan her konuda alışkanlığımız aynıdır: yapıyı anlatırız, güncel koşulu birincil kaynağa bırakırız — çünkü oranlar ve eşikler değişir, yapı daha yavaş değişir.
Sık yapılan hatalar
Bu yapının içinde en sık gördüğümüz hatalar, araçların değil varsayımların hatalarıdır.
Birincisi, erken paraları dağınık koşullarla almak. Küçük çeklerin sözleşmesiz ya da birbirinden kopuk koşullarla alınması, yatırım turuna gelindiğinde tek tek ayıklanması gereken bir yığın oluşturur.
İkincisi, dönüşecek hakların toplam etkisini hesaplamamak: her biri makul görünen sözleşmeler, aynı turda dönüştüğünde beklenmedik bir seyrelme üretebilir.
Üçüncüsü, belgelerin adına güvenmek — bağlayıcılığın içerikte olduğunu unutmak.
Dördüncüsü, yüksek değerlemeyi koşulsuz kazanım saymak: bugün alınan yüksek fiyat, bir sonraki turda aşılması gereken çıtaya dönüşür.
Beşincisi, süreci yalnızca para bulma işi gibi görmek: kimden, hangi araçla ve hangi koşullarla para alındığı, yıllar sonra kimin neye karar verebileceğini ve satış bedelinin nasıl dağılacağını belirler.
Altıncısı, kayıt düzenini erteleme alışkanlığıdır: sözlü vaatler, e-postada kalmış taahhütler ve güncellenmemiş ortaklık kayıtları, durum tespitinde tek tek ortaya dökülür ve tabloyla belgeler arasındaki her tutarsızlık pazarlıkta girişimin aleyhine işler.
Bu hataların ortak kökü aynıdır: bugün küçük görünen bir dağınıklığın, bileşik etkiyle büyüyüp en kritik anda — tur masasında ya da çıkış anında — karşınıza çıkması.
Bu rehber çatıdır; her kavramın kendi sayfası sözlükte ayrıntısıyla duruyor. Yapıyı bilmek, yatırımı garanti etmez — ama masada ne konuşulduğunu bilmeden oturmamayı sağlar.
Sık sorulan sorular
- Girişim yatırımı almak için mutlaka teknoloji şirketi olmak mı gerekir?
- Hayır. Pay karşılığı yatırımın aradığı şey sektör etiketi değil, büyüme potansiyelidir. Girişim sermayesi modeli çok büyüyebilen işlere odaklandığı için pratikte teknoloji ağırlıklıdır; ama üretim, tarım ve hizmet alanlarında da aynı yapı işler. Ayrıca hibe gibi pay istemeyen araçlar, iş modelinden bağımsız olarak kendi program koşullarına bakar.
- SAFE imzalayınca yatırımcı ortak olur mu?
- Hayır. SAFE, yatırımcıya koşulları gerçekleşirse pay edinimine yönelik koşullu bir hak verir; imza anında pay defteri değişmez. Türkiye'de bu hakkın gerçek paya dönüşmesi için sermaye artırımı veya pay devri gibi şirketler hukuku işlemlerinin ayrıca yapılması gerekir. Yatırımcı ancak bu işlemler tamamlandığında ortak olur.
- Melek yatırımcı ile girişim sermayesi fonu arasındaki fark nedir?
- Paranın kaynağı ve karar biçimi. Melek yatırımcı kendi birikimini koyar ve yalnızca kendine hesap verir; bu yüzden çok erken aşamada, ortada az veri varken yatırım yapabilir. Fon ise başkalarının parasını yönetir, yatırım komitesine ve kendi yatırımcılarına hesap verir; daha büyük tutarlarla, daha fazla kanıt isteyerek ve daha resmî bir süreçle çalışır.
- Yatırım yapmak veya almak için BKY lisansı zorunlu mu?
- Hayır. Bireysel Katılım Yatırımcısı (BKY) lisansı yatırımcı tarafının konusudur ve yatırım yapmanın genel şartı değildir; lisanssız kişiler de girişimlere yatırım yapabilir. Lisans, mevzuatta öngörülen vergi desteğinden yararlanmanın şartlarından biridir. Girişim tarafında ise böyle bir lisans aranmaz.
- Tohum turu, Seri A gibi adlar resmî kategoriler mi?
- Değil. Tur adları hukuki bir sınıflandırma değil, piyasa alışkanlığıdır ve sabit eşikleri yoktur. Bir girişimin tohum dediği tura başka biri ön tohum diyebilir. Adın kendisinden çok, turun hangi soruyu yanıtlamak için alındığı önemlidir; iş var mı, model çalışıyor mu, yoksa kanıtlanmış model büyütülüyor mu.
- Yatırım şartları belgesi imzalandıysa para kesin gelir mi?
- Gelmeyebilir. Belge kural olarak yatırımın kendisini taahhüt etmez; ana koşullarda uzlaşıldığını gösterir ve ayrıntılı incelemenin kapısını açar. Durum tespitinde ciddi bir sorun çıkarsa koşullar güncellenebilir veya taraflar masadan kalkabilir. Öte yandan münhasırlık ve gizlilik gibi hükümler çoğu belgede açıkça bağlayıcı tutulur; bağlayıcılık belgenin adından değil içeriğinden doğar.
Sözlük: bu yazıdaki terimler
- Dönüştürülebilir borç sözleşmesi
- Dönüştürülebilir borç sözleşmesi, önce borç olarak verilen ve kararlaştırılan koşullarda paya dönüştürülebilen erken aşama yatırım sözleşmesidir.
- Durum tespiti
- Durum tespiti, yatırımcının yatırım kararını bağlamadan önce şirketin mali, hukuki ve teknik durumunu ayrıntılı incelemesidir.
- Girişim sermayesi
- Girişim sermayesi, yüksek büyüme potansiyeli taşıyan genç şirketlere pay karşılığında yapılan riskli ve uzun vadeli yatırım biçimidir.
- Girişim Sermayesi Yatırım Fonu
- Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, nitelikli yatırımcılardan toplanan parayı girişim şirketlerine yatırmak üzere kurulan, SPK düzenlemesine tabi fondur.
- Hibe
- Hibe, kamu kurumlarının veya fon sağlayıcıların geri ödeme beklemeden, belirli bir amaç için verdiği karşılıksız finansmandır.
- Hızlandırıcı
- Hızlandırıcı, erken aşama girişimleri belirli süreli bir programda eğitim, mentorluk ve yatırımcı ağıyla geliştiren yapıdır.
- İmtiyazlı pay
- İmtiyazlı pay, esas sözleşmeyle kâr payı, tasfiye payı veya oy hakkı gibi konularda üstünlük tanınmış pay türüdür.
- Kitle fonlaması
- Kitle fonlaması, bir projenin çok sayıda kişiden, çevrim içi platformlar aracılığıyla görece küçük katkılarla finansman toplamasıdır.
- Melek ağı
- Melek ağı, melek yatırımcıları bir araya getirerek girişimleri birlikte değerlendirmelerini ve ortak yatırım yapmalarını sağlayan yapıdır.
- Melek yatırımcı
- Melek yatırımcı, girişimin erken döneminde kendi birikimiyle pay karşılığı yatırım yapan ve çoğu zaman deneyimini de aktaran kişidir.
- Ön tohum turu
- Ön tohum turu, girişimin çoğu zaman üründen önce, fikrini ve ekibini doğrulamak için aldığı ilk dış finansmandır.
- Ortaklık tablosu
- Ortaklık tablosu, şirket paylarının kimde, hangi türde ve hangi oranda olduğunu, dönüşebilecek hakları da içerecek biçimde gösteren tablodur.
- Pay sahipleri sözleşmesi
- Pay sahipleri sözleşmesi, ortakların yönetim, pay devri ve çıkış gibi konulardaki hak ve yükümlülüklerini düzenleyen sözleşmedir.
- Pay seyrelmesi
- Pay seyrelmesi, yeni pay çıkarıldığında mevcut ortağın oranını koruyacak ölçüde pay edinmemesi hâlinde sahiplik oranının azalmasıdır.
- SAFE
- SAFE, yatırımcıya gelecekteki yatırım turunda, gerekli şirket işlemleri yapıldığında paya dönüşecek koşullu bir hak veren basitleştirilmiş sözleşmedir.
- Seri A turu
- Seri A turu, çalıştığı kanıtlanmış bir iş modelini büyütmek için kurumsal yatırımcılardan alınan ilk büyük yatırım turudur.
- Tohum turu
- Tohum turu, girişimin ürününü pazara taşımak ve iş modelini doğrulamak için aldığı erken aşama yatırım turudur.
- Yatırım şartları belgesi (term sheet)
- Yatırım şartları belgesi, yatırımcı ile girişimin bağlayıcı sözleşmelerden önce yatırımın ana koşullarında uzlaştığını gösteren ön belgedir.
Kaynaklar
- Girişim Sermayesi Yatırım Fonları — Tebliğler — Sermaye Piyasası Kurulu · erişim: 5 Eylül 2026
- Bireysel Katılım Sermayesi Sistemi Rehberi — BKY ağları için — T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı · erişim: 5 Eylül 2026
- Kitle Fonlaması Tebliği (III-35/A.2) — Mevzuat Bilgi Sistemi · erişim: 5 Eylül 2026
- Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.4) — Mevzuat Bilgi Sistemi · erişim: 5 Eylül 2026